Öncelikle Tanner Mayes, elinde yanan sigarayla odanın içinde geziniyor; dumanın boğazını yakmasına rağmen gözleri hırslı, arzusunu bastıramıyor. Sigara izmariti parmaklarının arasında eriyip giderken vücudu ateşler içinde yanıyor. Her nefeste ciğerlerini dolduran o zehirli duman, içine sakladığı gizli fantezileri tetikliyor. Keskin kokusu gibi arzusu da keskin ve dayanılmaz.
Bir anda kıyafetlerinden kurtulup çıplak bedeniyle aynanın karşısına geçiyor. Yumuşak etleri ışıkta parlıyor, göğüs uçları dikleşmiş, çağrıda bulunuyor. Ellerini hızla aşağı kaydırıp amcığını sıkmaya başlıyor; sertleşen yarakları avuçlarında dans ederken burnuna dolan tütün kokusu onu deliye çeviriyor. Parmaklarını derinleştirdikçe nefesi hızlanıyor, içindeki tutku alevleniyor.
Sigaranın külünü yatağın kenarına serperken bedenini sırt üstü atıyor. Ellerini kalçalarından geçirip amcığını yere paralel şekilde tutuyor, ardından yavaşça amcığına kendi ağzını dayayıp sakso yapmaya başlıyor. Sıcak dudaklarının arasında yarak sertleşip büyüyor, her emişte ipin ucundaki zevk daha da şiddetleniyor. Dudağıyla inatçı başını yalarken elleriyle kalçasını sıkıca kavrıyor; bu kadar yakışıklı ve uysal bir kökleme istiyordu çünkü.
Nefes nefese kalmışken ayağa kalkıp yatağa doğru eğiliyor, arka tarafını ortaya çıkararak hazır pozisyona giriyor. Sert yarak eline alınınca sırtına vurularak kendini açıyor; amcığını deli gibi sokacak o adamın sertliği için bekliyor. Sonra hızla dayama başladı; bedenleri birbirine sürtünürken odada sigara kokusu ve erotik iniltiler yankılanıyordu. Kalçası tempoyu ayarlarken sert köklemelerin gücü altına karışıyordu.
Yaraktan gelen sıcak sıvılar yatağın çarşaflarını ıslatırken o “Daha hariçten götünü sikişim lazım!” diye bağırıyordu amcığı patlatılmadan önce… Ve sonunda duvara yaslanmış şekilde yavaş yavaş ensemden çekiştirilerek son noktasına ulaştı; bedeninden inleyişler yükseldiği yerde sigaranın zehri bile soluk kaldı. O an odaya hakim olan sadece ham ve acımasız bir arzuydu, Tanner Mayes’in istekle titreyen bedeni sonsuzluğa savrulduğu o an…

