Oda, sarkık göğüslerin ve terden ıslanmış tenin kokusuyla doluydu. Latinalı çıtır hatun, eski sevgilisinin beceriksizliğini unuttururcasına şehvetle kıvranıyordu. Kısa kesilmiş kahverengi saçları terle yapışmış, iri dövmeleri ışıkta parlayan kaslarına eşlik ediyordu. Büyük gögüsleri doğal ve dolgun, her hareketinde hafifçe sallanıyor, adamın kocaman yaramazlığına adeta meydan okuyordu.
Adam onun ince belli bedenini kavrayıp arkasından bastırmıştı; köklediği her seferde o tatlı amcığının içinde titremeler baş gösteriyordu. Doggystyle pozisyonunda yanağını dudaklarına sürterek inletsin diye daha sert dayadı. Hatunun baygın nefesleri arasında boğazına kadar soktuğu devasa deliği, her penetre hareketinde daha da genişleyip nemleniyordu. Onun ıslaklığını hissettikçe adamın sikisi delirircesine sertleşiyor, köpük köpük olmuş ağzıyla o canlı saksonun ısırdığı etrafını yalayıp sulandırıyordu.
Sonra ani bir dönüşle misyoner pozisyonuna geçti; gözlerinin içine bakarken diliyle dudaklarını alıştırdı, sonra da meşhur el refleksiyle sıkıca kavradığı yarakla hatunu maşallah demeye mecbur etti. Yumuşak elleri göğüslerinde gezinirken, amcığın kenarlarını nazikçe sıyırmaya başladı; kadının bacaklarını omuzlarına aldırınca içindeki kıvrımlar en derin noktaya değdi ve o an patlama yaşandı. Hırıltılı soluklar ve acı bir kilometre taşı gibi çığlıklar karıştı ortama.
Hatun yerinden kıpırdayamaz haldeydi artık. Son darbeyi basmadan önce sırtındaki dövmesi ışıldıyor, vücudu yağlarla kayganlaşmıştı; adam daldığı anda ondan çıkmak bilmeyen bir cehennem başlıyordu. Her kökleyişte aralarındaki sıcaklık büyüyordu, delice sevişmenin sonunda kudurmuş haliyle üstüne boşaldı; amcığından fışkıran sıvılar tenini ıslatırken çılgınca inletmeye devam etti.
İkisinin nefes alışverişi karışmış, odada sadece acı tatlı bu vahşi sevişme yankılanıyordu. O çıtır hatunun tatlılığıyla yaşattığı o yalan dünya içinde eski beceriksizlikler tamamen silindi; sadece ham istek ve doyumsuz tukayiş kalmıştı geriye.

