Otoyolda kıvrılan dar yolda, güneşin kavurduğu sıcak asfaltın kenarında duraklamıştı genç kız. Gözlerinde bir parça kaygı ve merak, vücuduysa sanki bu anın geldiğini biliyormuş gibi titriyordu. Arabanın kapısı açılır açılmaz içine dolan o sert hava, onun boğazındaki fısıltıyı bastırmaya çalışıyordu. Adamın bakışlarının içinde saklı bir açlık vardı; onu içten içe kemiren, her hareketinde daha da belirginleşen bir lanetli arzu.
Kadının ince bacakları asfalt üzerine seriliydi, dizlerini hafifçe kıvırmış, amcığını aramaya hazır bir avuç gibi bekliyordu. Yarağını eline alıp önce parmaklarıyla yavaşça gezdirmeye başladı, terlemiş avuçlarında sertleşiyordu damarlarından akan hayat sapasağlam. Sesi neredeyse duyulmayan ama vücut diliyle haykıran arzusu adamı delirtmişti. Sertçe tutuşu, hızlıca yöneldiği o amcığa nüfuz etme isteğiyle birleşince ortamda alevler yükseldi.
Yarağı amcığa dayadıktan sonra ani bir hamleyle girdi içine; kadının yüzündeki ifade değişirken çıkardığı zorlayıcı nefesler havayı doldurdu. Kadının kalçaları ritmik biçimde geri çekilip kalkıyor, adamın her kökleyişi bedeninde yankılanıyordu. Kadının iniltisi arabalardan ve yolun gürültüsünden bile daha fazla yükseliyordu; bu yasak ve çıplak sikişin en keskin ifadesi gibiydi.
Her seferinde biraz daha derine indiriyor, amcığın dar çeperlerine saplanan yarağın çaresizliğini izliyordu adam. Kadının gözleri kapanmış, elleri arabada dengeyi sağlamaya çalışırken omuzları hafifçe sarsılıyordu orgazmın eşiğinde titrercesine. Sonunda yavaşlayan hareketlerle bedenini tamamen saldı; güçlü bir boşalma ile yarak ağzına ve amcığın içine fırladı. Bu vahşi folloşluğun ardından ikisi de sanki yenilenmiş gibiydi ama o anın ateşi hiç sönmeyecek kadar canlıydı hala.
Böylece yol kenarında başlayan kaçamak sevişme, sert köklemenin ve acı-tatlı iniltilerin arasında üst düzey patlamayla son buldu; orada kalan sadece kirlenmiş tenler ve söylenmemiş bütün o pis arzular oldu.

