Lily Phillips’ın güzelliği tarif edilemezdi; o anın içinde kaybolmuş, kendinden geçmiş bir haldeydi. Yüzündeki saf zevk ve içine dolan sıcaklığın etkisiyle bedenini saran her hareketi ayrı bir baştan çıkarıcılıkla parlıyordu. Çırılçıplak vücudu ışıldıyor, teninin ıslaklığı avuçlarımla buluşurken yıldırım gibi kabarıyordu. Onun bu hali karşısında dizlerim titrerken, gözlerimin içine bakışı içten ve delirmişti; ruhunu tamamen teslim etmiş gibiydi.
Önce yavaş yavaş başladım; ellerim amcığını kurcalayıp, dilimi onun içine batırırken çıkardığı şehvetli fısıltılar kulaklarımı yakıyordu. Lily’nin nefesi hızlanıyor, kalçasını arkamdan tutup daha sert dayamaya fırsat veriyordu. Amcığını ıslatıp şişirirken, yaladan sonra parmaklarımı amının derinliklerine soktum; orası sıcacık ve sıkıydı, her kıvranışında yaramazca çekiştiriyordu beni. Gözlerindeki ateşi hissetmek için biraz daha sertleştim, o da karşılık verip bacaklarını belime sardı.
Yaraktan gelen o keskin kokuyla mest olmuşken, artık yarak elimde dayanılmaz hale gelmişti. Lily’nin yüzüne bakarak çat pat “Daha hızlı!” fısıldadı, ben de emredeni yapıp deli gibi kökledim onu. O amcığıyla tam bir manyaktı; sarkıtıp dudaklarını büzüşürmüş gibi yaparken içinde hissettiğim şiddetle inlemeleri yükseliyordu. Üstüne üstlük vajinasını sımsıkı kapatmıştı etrafımdaki sıcaklık delicesine artıyordu.
Sonra iyice hızlandım; göğüslerine vuruyor, ensesine tırnaklarımı geçiriyor ve kafasını sertçe yukarı kaldırıyordum ki çenesinden tuttuğumda tüm bedeni titredi. İçinde yayılan titreşimler iyice büyürken benim de damarlarımda kanaşıyor, sınırlar zorlanıyordu artık. İnatla akan terimiz birbirine karışırken Lily’m yüksek seslerle inleyip “Amına… Siktir…” diye yalvarırken ben de son darbeyi indirdim—bomboşam kalmış yanında, şeklini bile unutmuş beynim darmadağın.
O an anladım ki Lily Phillips sadece güzel değil; sapıkça arzulanması gereken çağlayan gibi bir yaratık… Ve ben onun içinde kaybolmaktan vazgeçemeyecektim hiç!

