Jenna, dilini yırtarcasına JJ Graves’in kalın yarağını gagasına hapsetmişti. Ağzı dolusu salyayı kesmeden, sert sert folloş yapıyor, JJ’nin sertliğini dibine kadar hissediyordu. Boğazının derinliklerinde yarak iniltirken, dudakları amcığını sımsıkı kavrıyordu. JJ’nin gözleri kıvıl kıvıl parlıyor, bu folloşun onu daha da çıldırttığını belli ediyordu. Jenna’nın kesik kesik nefes alışverişi ve boğazından gelen ıslak sesler ortamı iyice kızıştırıyordu.
Sonra JJ, Jenna’yı kıvrandıran o ince kemerli kalçasından tuttu ve hızla arkasına geçirdi. Topuklarının üzerinde yükselip yere sıkıca bastıran Jenna’nın sıkı amcığına devasa yarakını dayadıktan sonra hızlıca içeri soktu. Sıkışmış amcık duvarları sert yaraktan patlama noktasına gelmişti; her itmede derin bir “haaa” sesi ortalığı sarıyordu. JJ adam gibi kökleyince Jenna’nın tüm vücudu sarsılıyor, arka sokaktan geçenlerin bile duyacağı yüksek bir inilti çıkıyordu.
Amcığından giren sertliğe rağmen daha çok istercesine belini arkaya büküp boynunu arkasına attı; vücudu tutuşmuştu resmen. JJ amcığını çekiştirip hızını artırdıkça, Jenna’nın bacakları kasılıyor, kalçasıyla ustaca yönlendirdiği yarak her dalışta amcığını daha da şiddetle eziyor ve genişletiyordu. Kökleme temposu artarken Jenna efendi gibi çığlıklar atıp kendini bıraktı; ağzından çıkan ıslak hırıltılar ve “Daha sert… Yeme beni…” sözleriyle JJ’yi azdırıyordu.
Nihayetinde JJ kondomu çekip sıvısının tamamını küt diye sıkıca amcığa boşalttı; sıcak çiseltiler Jenna’nın titreyen bedeninde geziniyordu. O an her ikisi de tam anlamıyla teslim olmuştu; deli gibi sikişin ardından derin bir sessizlik çökerken Jenna hâlâ ızdırapla ama hazla inliyordu. Bu yegâne kökleme onun için hem işkence hem de en büyük zevkti; azgınlıkları bedenlerine kazınmıştı artık.

