Partinin ateşi henüz sönmemişti; dört Fransız çift, sarhoş bedenlerin birbirine yapıştığı o müstehcen anlarda yalaşmaya başlamıştı. Kadınların amcıkları şehvetten kabarmış, erkeklerin yarakları gömleğin altından rahat durmuyordu. Odayı saran ter, cinsel arzunun kokusuyla birleşiyor; herkesin gözleri açılmadan, elleri gezmeden duramıyordu. İlk hamleyi yapan adamın sert dayamasıyla kadının amcığı usulca esnemeye başladı; içindeki sıcaklığı yakalamak için yavaşça girdiği her hareket, diğerlerini daha da kışkırttı.
Yanaklarından kızarık kadın, saksoyu yalayarak bir yandan azdırıyor, öte yandan omzuna dayadığı erkeğin yarak başını ısırmadan bırakmıyordu. Diğer çift de boş durmadı; kadının neredeyse çıldırdığı amcığını parmaklarla açıp, dilini sürdü. Eller vücudun her kıvrımında dolaşıyor, tüyler ürpertici bir sancıyla birlikte herkesin içindeki ilkel dürtüyü tetikliyordu. Yarağı iyice sertleşen adam arka arkaya köklemeye başladı; odayı dolduran inlemelerle beraber çılgınca bir fuhuşun tam ortasına düşülmüştü.
Kadınlar arasında geçen folloş dokunuşlar ve sert kelepçelerle bağlanan amcıklar, çıplak derilerin birbirine sürtüşmesiyle daha da ateşleniyordu. Birinin göğsüne bastıran elin sıkılığı arttıkça kadın daha fazla inliyor, diğer yarakların içine doğru sertçe sokulmasını özlüyordu. Dört beden iç içe geçmişken hız kesmek mümkün değildi; sert dayamalarla birlikte kaçınılmaz orgazm kapıya dayanmıştı. Kadınlardan biri sinirli sinirli bağırırken diğerinin seriler halinde gelen inlemeleri odanın içinde yankılanıyordu.
Sonunda yaklaşan zirve bütün bedenlerde patladı; yarağın dibinde sıkıştırılmış amcıklar sertçe büzüldü ve sıvılar yer değiştirdi. Herkes kendi zevkinden ibaret değilmiş gibi aşırıya kaçtı; kemikler çatlarcasına kökleyen erkeklerin kuvvetli itişleri tüm geceye damgasını vurdu. Terler akarken diller birleşti, ısırmalar kalıcı izler bıraktı ve boğuk fısıltılar arasında yeni bir sikişe hazırlanmanın coşkusu büyüdü…

