Siyah tenli, tombul hatlarıyla göz kamaştıran folloş kız odanın köşesinde bekliyor, iri göğüsleri dikleşmiş, dudakları hafifçe aralanmış. Yarağını önüme sokarken burnunu hafifçe kıvırıyor; zenci vücudunun her kıvrımı aşikâr bir istekle dolu. Elimi uzatıp o kalın amcığını kavradığımda, yumuşak ama bir o kadar da güçlü kaslarının titreyişini hissediyorum. Baş parmağımı sürtüp, o koyu renkli saksonun deli amcığına doğru yavaş yavaş indirmeye başlıyorum; nefesleri hızlanıyor, kıvrak kalçalarını önümde oynatıyor.
Gözüyle beni takip ederken, içimdeki hırstan dolayı acele etmiyorum; önce diliyle o şişkin amcığın ucunu yalıyor, sonra ince ince emiyor. Kendi kaburgalarından destek alarak yatağın kenarına yaslanıyor ve ben de hemen üstüne dikiliyorum. O tombul bedenin arasında sırayla küçük göğüslerini sıkarak emerken arkaya doğru hafif şekilde çekiliyor ve koyu renkli amcığını karnına bastırıyorum. “Dayanayım buraya,” diyor kurban gibi değil, azgınca talepkâr.
Sürekli tıslamalarla aynı ritmi yakalıyoruz; sert ve sulu içine girip çıkarken ısıları yükseliyor. Amcığı kalın olmasına rağmen, içinde yanmak var; titrek nefesleriyle bana eşlik ediyor ama ben dayanaksız değilim. “Kökle biraz daha!” diye bağırırken o sadece gülümsüyor ve diz çöküp arkama geçiyor; kalçalarını kaldırıp beni çağırıyor. Boşlukta kalan ten teması bile elektrik saçarcasına gerilim yaratıyor.
O an bacaklarını omuzlarına alırken ben de iyice derinlere vuruyorum; tombul vücudu kıvrılarak yüzünü yastığa gömüyor ama sesini kesmiyor, aksine artırıyor: inlemeleri karışık ağıtlarla doluyor. Ayağa kalktığında elleri belimde sıkı sıkıya kenetlenmişken, ben çatlayana kadar içinden çıkmıyorum, dibinde patlamamı beklercesine avaz avaz inlettiriyor beni oranın kralı gibi. Sonunda ikimizin de acayip çığlıkları odada yankılanırken damlayan terlerle amcalar birbirine geçiyor; pohpohlama yok, sadece saf ve kirli bir sikişin son yükü bu!

