Koyu renk saçlarıyla kendine güveni tam olan o kadın, adamının kocaman yalağını gözler önüne sermek için can atıyordu. Masanın kenarına yaslanmış, sert ve kalın sikinin dibini dudaklarıyla nazikçe okşayarak oyuna başladı. Yumuşak diliyle önce ucunu çevreledi, adeta ağzında dans eden bir oyuncu gibi her köklüğe hazırlık yapıyordu. Adamın nefesi hızlandı, kasları gerildi; o karanlık bakışların ardında yanan ateşi hissetmek mümkün oluyordu.
Kadın ellerini adamının beleğine sıkıca sardı, tırnaklarını hafifçe geçirdiği deride titremeler başladı. Dudaklarını daha da açtı, dilini körükleyerek içeri doğru götürüp çıkarmaya başladı, her hareketiyle adamın sertleşmiş yarakını delirtti. İçinde kopan fırtınayı bastıramayan adam, yerdeki sandalyeye dayanıp daha fazla dayanamıyor, kadını daha hızlı ve hırçınca emmesini istiyordu.
Yarağın başı damağına değdiğinde kadın nefesini kesecek kadar derinlemesine sakso yaptı. O çıtırtılı ve ıslak seslerle ortam yeterince kızıştı. Kadının dili sarkık gerdanlık gibi hareket ederken adam elleriyle kadının ensesine hükmedip kafasını ritmik biçimde düşündürdü. “Daha sert,” dedi boğuk bir sesle, “kökle beni!” Kadın güldü ama boyun eğmedi; tam tersine dilini daha kıvrak kullanıp yarığı tamamen içine aldı.
Sonra aniden yer değiştirip masanın üzerine yatırdı adamı, poposunu havaya kaldırdı. İnatçı parmaklarını amcığa bastırdıktan sonra eline aldığı yağdan bolca sürdü dışındaki ılık dokuyu rahatlatmak için. Yavaşça girdi amına, birden hızını artırarak vurdukça vurdu sertçe içine. Her kökleme daralıp gevşeyen amcığında kendinden geçti kadın; inlemeler yükselirken çığlıklar boğuldu boğazlara. Bir anda vücudu kasıldı adamın; boşaldığını hissetti kadının ağzında o sıcak sıvıyı bulunca.
O an birbirlerine baktılar; istekten yanmış, kirli arzularla dolu bedenleri kavuşmuştu nihayet…

