Ashley Adams, genç ve taze bedenini minicik mini martın karanlık köşelerine saklamıştı. İnce bele rağmen büyük göğüsleri yerçekimine meydan okurcasına sarkıyor, dolgulu poposu ise oradaki her adamın dilini çözdürüyordu. JMac ise tam karşısında, şehvetle yanan gözlerini ona dikmiş, dayanamaz bir haldeydi. Ashley’nin o genç, diri amcığı ve parlak teni arasında kıvranan istek dalgaları hissediliyordu. Mini martın hummalı sessizliğinde sadece nefes alış verişleri ve derin, hırçın iç çekişler yankılanıyordu.
JMac’in eli önce Ashley’nin kalçasına indi; sertçe sıkarak kontrolü ele aldı. Başladı o güzelim amcığını parmaklarıyla keşfetmeye. Ashley dizlerini hafifçe büküp arkasını ona iyice açtı; ama bu onun boyun eğdiği anlamına gelmiyordu. O da en az JMac kadar aç, hazır ve deli gibi sapkındı. JMac saksoyu suratına götürürken Ashley, boynunu geriye atıp inlemesini tutamıyordu bile. O sulu ıslaklığın içinde elinin kayışını görmekten daha çok hararet vereni yoktu.
Bir an sonra JMac, yarak testisini kavrayıp Ashley’nin sıkı amcığını nişan aldı ve ani ama derin dayamayla girdi içine. Mini martın dar alanında bedenler üst üste çarparken Ashley’nin büyük poposu ritmik ritmik sallanıyordu. Her kökleme vuruşunda genç kız küçük çığlıklar atıyor, ağzından acı tatlı karışık iniltiler yükseliyordu. JMac kemiklere vururcasına sert davranıyor, durmadan hızlanıyor; o göğüslerin arasındaki kalbini hissettiriyordu.
Ashley artık tamamen teslim olmuştu; omuzları titriyor, ayakları gevşek düşmüştü. JMac ise son darbeyi indirmeden önce tüm gücünü kullandı; sokakta yankılanacak kadar yüksek bir inletmeyle birlikte ardarda sıktığı minnoş amcıktan boşaldı. İkisinin de teni terden sırılsıklamdı; nefes nefese kalmışlardı ama o an yaşadıkları sapkınca zevk başka hiçbir şeye benzemiyordu. Bu mini martta körüklendiler; yasak bir ateş gibi patladılar ve bitmek bilmeyen o sikişi son damlasına kadar tattılar.

