Üzerine yapışan dar elbiseyi yavaşça üzerinden attı, altındaki incecik sütyen ve parıldayan teniyle odanın havasını anında değiştiriyordu. Gözleri tamamen arzu dolu, dili hafifçe dışarıda, nefesini sıklaştırarak karşısındaki adama baktı. Ellerini uzatıp kalçalarına kavradığında, sertleşen yarak adamın ellerinde şekil değiştirmeye başladı bile. Kadının ayak parmakları yere basarken kalçasını geriye itmesi o anın ne kadar kirli olacağını fısıldıyordu. Yumuşacık amcığını elle bulup sıkarak başlattı işkenceyi; adamın gözü fal taşırken, suratında acayip bir açlık vardı.
Yarak ensemden aşağı inip kuyruk sokumunda gezinirken kadının küçük göğüsleri hızla kalkıp iniyordu. Adam beklemedi, birden kıç deliğine yaklaşan üç parmağını sertçe soktu içeri; kadının yüzü bambaşka bir hal aldı, acıyla karışık zevk içinde ısırıyordu dudaklarını. Ağzından çıkan hırıltılar odanın dört bir yanına yayılırken adam dayanmadı, köklemesini bırakmadı. Kıç deliğini itinayla kaplayan o sıcaklığı hissetmek için birkaç saniye durduktan sonra derin bir kökleme yaptı; her dakika kızın bedenini daha da esir alıyordu.
Kadının çığlıkları hararetle yükselirken belinden tuttuğu gibi kaldırdı onu. Morarmış kalçaların arasında iyice bastırırken kadının bedeninde sarsıntılar başlamıştı bile. Sikişin ritmini artırıp amcığına şiddetle dayadı; adamın sesi boğuk ama kesinlikle emindi: “Al şu amcığı iyice ağzına koy…”. Kadın yalancıktan değil gerçek arzusuyla açtı ağzını, dilini sürterek yaranın ucunu emdiği anda delicesine dalga dalga orgazm patlamaya başladı.
Son hamleyi yaparken bütün gücüyle dayayıp kökledi; kadın sadece inlemekle kalmadı, bedeninin tüm sinir uçları sanki yanıyor gibiydi. Diri diri parçalanan amcığın her hareketiyle birlikte gözleri yuvalarından çıkacakmışçasına açıldı, vücudu titredi. En sonunda sertlik zirveye ulaştığında ikisi de kontrolünü kaybetti; yankılanan sesler odadan dışarı taştı ve her şey tam anlamıyla pis kokulu, çılgınca ve acımasız bir sikiş fırtınasına dönüştü.

