Önce o iri göğüsleriyle yavaş yavaş karşısında durdu. Octokuro’nun kalın, dolgun memeleri, sertleşmiş yarak gibi parlıyor, onu yalayacak adamı bekliyordu. Yarım yamalak bakışlarıyla hırçınca yaklaştı ve elini kadının ince boynundan aşağıya indirdi; o sıkı, ter kokulu teni üstünde parmakları gezdikçe nefesi kesiliyor, amcık dudakları hafifçe aralanıyordu. Sonra aniden diz çöktü önüne, dili çıkardı ve saksoyu avuçladı. O kalın sikişi emmeye başladığında, dişlerini hafifçe geçiriyor ama acımıyor; aksine daha da hırslanıyordu. Kadın kafasını geriye atarken amcığı iyice yumuşatıyor, yarak ucunu dillerken inlemeleri artıyordu.
Dayanamadı, yerinden kalkıp sertçe arkadan sardı onu. Kocaman poposuna yapıştı, o kalçalardan güç alarak köklemeye başladı amını. Kadın “Ah! Daha hızlı!” diye çığırırken sesi çatlayacak gibiydi; o da hızını artırdı, burnunu ensesine dayayıp inlemesini dinledi. Sanki amcığın içine saplanmış bıçak gibi hareket ediyor, her itişinde kadının burnundan nefes çekişini hissediyordu. O dokunaklı anlarda piç gibi bastı poposuna, her köklemede havalar inliyor evin içinde yankılanıyordu.
Arka kapıdan girmeye devam ederken bir elini sırtından beline doğru kaydırdı; tırnaklarını geçirdiği yerde derin izler bıraktı. Amcık dudakları arasında saksonun ne kadar derine indiğini gördüğinde deliye döndü. Bir yandan azgınca kütlesini sürerken diğer eliyle göğüslerini sıktı; memelerden çıkan süt kıvamındaki sıvılar yanlara taşarken kadın deliriyordu artık. Boğazının dibinden çıkan sesler kusturmaya yakın bir hal almıştı.
Sonunda dayanamadı ve kalbini ağzına getirecek kadar şiddetle sikti amını; “Oh.. ah.. daha…” diye haykırırken bütün vücudu titredi. Orada oracıkta kaçamak değil tam anlamıyla vahşi sikiş yaşandı; Octokuro’nun iri göğüsleri arasında devasa sikişi dalgalar halinde boşaldığında mekân dondu kaldı adeta. Baştan sona acımasızca indirilen dayamalarla birlikte hem beden hem ruh doyuma ulaştı; en karanlık fanteziler gerçek oldu bu gece…

