Michele James, karanlık bir odanın içinde, sıcacık vücudunu iki farklı adamın arasında bırakarak kendini savurmaya hazırdı. İlk anda yüzünde beliren asi gülümseme, bütün kontrolün ellerinde olduğunu haykırıyordu. İki iri yaraklı adam, Michele’nin narin bedenini keşfetmek için sabırsızlanıyordu; biri önde dayar gibi sertçe yaklaşırken diğeri arkada sinsice yerini almıştı bile. Kadının öfkeli nefesleriyle birlikte odadaki hava iyice kabarıyordu; her nefesi sanki yakıcı ateş serpiyordu vücuduna.
Önündeki folloş, Michele’nin ısırılmış dudaklarından hafifçe akan tükürüğü yalarken, parmakları göğüslerini kavrayıp sıkıyordu. O sırada arkadaki adamın kalın yumuşak avuçları amcığını eziyor, ince parmaklarıyla içeri girmeye hazırlanıyordu. Michele’nin ağzından patlayan hamurlu inlemeler ve boğazını büzerek çıkarılan kısa homurtular, bu üçgenin çılgınlığını gözler önüne seriyordu. Her seferinde iki taraf da daha sert dayıyor; içeri girerken çıkan kıç ve amcık şapırtıları odayı dolduruyordu.
Bir yandan önündeki yarak, diliyle saksonun deliklerini didiklerken diğer yandan arkadaki koca kütük hızlıca sağa sola oynuyordu. Kadının bedeni titriyor, kalçası yerlere vurdukça sesler yükseliyordu. Gözleri kapalıydı ama ağzından çıkan çığlıklar ona ait olmaktan çok uzaktı; köklemenin getirdiği yoğun acı ve zevk birbirine karışmıştı kafasında. Arkadan sokulurken amcığı o kadar dolmuştu ki neredeyse çatlayacak gibiydi ama o anlarda hiç vazgeçmiyor, daha fazla dayamaya izin veriyordu.
Sonunda ritim doruk noktasına ulaştı; iki adam da iyice içine çekmişti yaraklarını, michele’in ısrarla bağırdığı amına üst üste köklediler. Vücutlarının sıcaklığı arasında Michele güçlü bir titreme ile kendini saldı; herkesi kıçından sokuşturan bu deli seks sonunda patlamasını yaşadı. Yüzündeki terler ve hırpalanmış haliyle etrafındakilere nasıl kullanıldığını gösterdi: tam anlamıyla fena halde taken olmuştu. Gecenin en vahşi anında bu üçlü birbirlerinin bedenlerinde kaybolarak gerçek bir şehvet tufanı kopardı.

