Güneşin kavurduğu esmer teniyle Jenna Foxx, karşısındaki sert yırtıcıyı baştan çıkarmaya koyulmuştu hemen. Dilini alçakça kullanırken, orospu dudakları yarak başını kavrıyordu adeta; o tatlı dili yavaşça gezdirip, her hareketinde içindeki azgınlığı dışa vuruyordu. Sürtünmeden titreyen amcığını yumuşak elleriyle okşarken, arada sırtını tırmalayan tırnaklarını hissetmek için hafifçe bastırıyordu. Her saniye artan o yoğun arzuyla ağız içini ıslatıp, deli gibi sakso çekmeye başlamıştı; boğazını zorladığı her an sevdiği adamın gerginliği daha da artıyordu.
Jenna’nın içi kıpır kıpırdı; dilinin ucunu o kıllı, kalın karağını saran deriye gezdirdikçe adam iyice kendi içine kapanıyor, omuzlarını yukarıya çekiyordu. Ağzının içinde küçücük bir fırtına koparırken, yavaş yavaş hararet yükseliyordu. “Daha sert dayama,” diye homurdanıyordu erkek, sesindeki kızgınlık ve tutku birleşmişti. Eskiden gelen tüm folloş deneyimlerini kullanarak ağzının içinde onun karışıklığını dağıtıyor, kulak memesine kadar emiyor sonra yeniden aşağı sürüklüyordu o kalın yarağı.
Sonra bedenleri birbirine yapıştı aniden. Jenna dizlerinin üzerine çökmüşken adam başını geriye atıyor ve gövdesini tamamen ona bırakıyordu. Yumuşacık amcık ise yaşadığı en yoğun orgazma doğru koşuyordu; dilinin altındaki kabarıklıklar dönerken ağzında inleten bir ritim yakalamıştı. Erkek artık dayanamayacak gibiydi; kalçasını itinayla Jenna’nın yüzüne dayayıp keskin bir şekilde yokluyor, sert saplamalarla boynuz gibi dalıyordu içine.
Birden beden çatlamaya başladı; gövdesindeki tüm kasların gerilimi salıncağa dönmüştü sanki ve patlama evresine giriyordu adam. Sonra o beklenen an geldi: gözlerini sıkıca kapatıp Jenna’nın boğazına boşalıyordu bütün sikisini—acı ama tatlı bir sıvıyla dolan ağızta neredeyse boğulacak kadar derin emerken kendini kaybediyordu kadın. Amcığını kurutmadan son damlaları yalayıp silerken yüzünde yer alan haz kokusu hiç eksilmiyordu. Onun bu pisliği seven hali en büyük ödülüydü o gece için…

