Kadının ince dantelli iç çamaşırları bedenini sarmış, gözleri kirpiklerinin arasından kıvılcımlar saçıyordu. O an odadaki hava ağırlaşmış, nefesler birbirine karışmıştı. Yarağım sertleşip kabarmaya başlarken, annemin bakışlarında yanan o açlık beni delirtiyordu. Dudakları hafif aralıktı, hafifçe salyalar damlıyor, bakışıyla sanki “al beni” diyordu. İçinde bulunduğumuz bu yasak anın verdiği acayip elektrik, tenlerimizi yakıyordu.
Elimi kalçasına götürüp sıkıca sardım; terleyen vücudu cildime yapışıyor, her hareketinde nefesim kesiliyordu. Kalçalarını geriye doğru ittirip yarağıma daha sıkı temas ettirdi. Hızlı ve deli dolu bir ritme girdik; o da bana ayak uydurdu. Arkasını dönüp yatağa uzandı, bacaklarını açarak amcığımın boyunu ölçüyormuş gibi baktı. Gözlerini kapatıp dişlerini sıkarak beklediğini hissettim ve ben onun içine girmeden önce son kez sapıtmanın tadını çıkardım.
Yumuşak ama nemli amcığına yavaşça sokmaya başladım kendimi, her santimi hissediyordum. Ani bir hareketle derinlerden kökledim; amcığını sıktıkça onun inlemeleri yükseldi havaya karıştı. Kurbağayla savaşırcasına içeriye dalıyor, amcığımı iyice yerleştiriyordum içinde. Dudakları aralanıp “Daha hızlı…” diye fısıldadı, sesindeki titremeyle birlikte her kökleme onu deliye döndürüyordu. Ellerini benim omuzlarıma bastırıp beni tuttuğu yerde sabitledi.
Sik bitmek bilmez bir şiddetle devam ederken, sıcak deri sıcak tene sürtünüyordu; amcığım yoğunlaşıyor, her seferinde ikimizin de vücudunu titretiyordu. Amcığını yalayıp emdikçe daha da çıldırdım; o da karnımı kaşıyarak bana eşlik etti bu manyaklığa. Sonunda dayanamadım ve yüksek volümlü bir inleme eşliğinde üstüne boşaldım; sıcaklığın yayılması ikimizi de sarhoş etti. Bükülmüş bedenimizde kalan son güçlerle birbirimize tutunup sakinleşmeye çalışırken bile o ateş hiç sönmüyordu içimizde…

