Üzerinde siyah deri taytı ve dar tişörtüyle o karanlık odada dikildi. Yarağını sertçe sıkarak, amcığını ıslatmaya başladı. O kara tenli foloş, sırılsıklam olmuş saksoyu ağzına götürürken gözlerini kapadı; arkasında bekleyen adamın heyecanı dudaklarından taşacak gibiydi. İlk dokunuşlarda bile amcığının içine kadar harlı harlı yanıyordu; yumuşacık ama aynı zamanda acımasız bir istekle doluydu.
Adam onun kıçına sıkıca sarılıp, dilini mezur gibi sürmeye koyuldu. Siyah foloşun çiş kokusuyla karışık terli cildi arasında kayboldular. Her defasında amcığını daha derin çekiyor, yarağını sapıkça kokluyor; sonra da kendini azgınca dayayıp taklaya kalkıyordu. Gözlerindeki kıvılcımlar, çıplak bedenlerindeki her kıvrımda tutkulu bir yangın çıkarıyordu. Sanki dünya sadece o iki sapıtığın acayip oyununa sahne oluyordu.
Karnından dizlerine doğru inen adam, tam anlamıyla arka kapısını istiyordu bu foloşun. Hızla soyup yere yatırdıktan sonra nasıl bir orman gibi genişlediğini hissetti amcığından içine girdiğinde. Kıçını hafifçe açarak yalayışlarla yumuşattı; tırnaklarıyla bastırıp incelerken kadın bağırmak istedi ama boğuk bir iniltiyle bastı sesi. Ardından öyle sert soktu ki yanındaki duvar bile titredi neredeyse. Gecenin ortasında lanet olasıca köklüyordu onu, azgınlığı sınır tanımıyordu.
Her hareketiyle kurbanının amcığını yırtarcasına içeriye gömdü; arada yavaşlayıp ısırmak için yanağını kaptığı anlar hariç durmuyordu bu vahşi işkence. Foloşun aşağıdaki deliği devasa yarak tarafından adeta ele geçirilmişti ve her dayamada kadının bedeninden gelen kaskatı sert iniltiler egzotik bir senfoni oluşturuyordu. Yarağı az daha kopacakmışçasına atıyor, her sinir ucu şiddetle uyarılıyordu.
Sonunda adam derin nefesler alırken üstüne tükürdü; elleriyle kıçını kavrayıp son kez dayayıp bağırttığında ikisi de dillerini boğazlarında zorluyorlardı! Amcığın içinden yayılan sıcak boşalmasıyla kadın artık tamamen teslim olmuştu; bedeninin her zerresi bu delicesine devam eden köklemenin esiri halindeydi artık. İçinde kalan o son titreme takip ediliyordu hırıltılı nefeslerle, unutulmaz o geceyi taçlandırarak…

